termik santral etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
termik santral etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Kasım 2016 Perşembe

AMASRA'DA KÖMÜRLÜ TERMİK SANRTAL



Amasra, tarihi ve doğal güzellikleriyle tüm dünyanın ve ülkemizin güzide mekanlarından birisi. Her yıl yüz binlerce kişi bölgeyi görmek ve doğayı yeniden keşfetmek için 3500 yıllık geçmişiyle UNESCO Kültür Mirası adayı olan Amasra’ya gidiyor.
sevgilisi kim - kimle sevgili - kimin sevgilisi - Sitemap
2010 yılında faaliyette olan 19 kömürlü termik santral, 7900 kişinin hayatını kaybetmesine sebep oldu. Maalesef bu sayı her geçen yıl artmaya devam ediyor. Şu an Türkiye’de Amasra dahil 71’e yakın santral planı var. Bu daha da fazla zehir havaya karışacak demek.
Ülkemizde temiz enerji dönüşümünü başlatmak için kömürlü termik santral devrini hep beraber kapatmalıyız.
ÇED olumlu kararını iptal ettirmek için 2000'den fazla kişiyle en büyük davacıya sahip çevre davasını açan Amasralılara destek vermek için kampanyayı imzala.

9 Mart 2016 Çarşamba

KURAKLIK...

Son 900 yılın en kötü kuraklığı!



NASA araştırmacıları, Türkiye, İsrail, Ürdün, Lübnan, Filistin, Kıbrıs ve Suriye’yi kapsayan Doğu Akdeniz bölgesinde 1998 yılında başlayan kuraklığın, muhtemelen son 9 asrın en kötü kuraklığı olduğunu bildirdi.
Doğal bir olay olan kuraklığın etkileri, iklim değişikliği ve insan faaliyetleriyle daha da şiddetli hale geliyor. İklim değişikliği 21. yüzyılın rakipsiz en önemli sorunlarından. Türkiye’nin içinde bulunduğu Akdeniz Havzası, iklim değişikliği ve dolayısıyla kuraklıktan en fazla etkilenecek bölgeler arasında yer alıyor.

İklim değişikliği gözle görülse de, kömüre yatırım devam ediyor

2011 yılında yayımlanan İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı, Türkiye’de yıllık ortalama sıcaklığın gelecek yıllarda 2,5°- 4°C artacağını, artışın Ege ve Doğu Anadolu Bölgeleri’nde 4°C’yi, iç bölgelerinde ise 5˚C’yi bulacağını öngörüyor.

Türkiye’de iklim değişikliğinin etkilerini birebir yaşamamıza rağmen, değişikliğin büyük nedenlerinden kömürlü termik santrallere yatırım hızla devam ediyor. Türkiye’de şu anda 60 yeni kömürlü santral planı var. Kömürlü termik santraller, hem iklim değişikliğine neden oluyor, hem de yeraltı su kaynaklarına büyük zarar verirken su kaynaklarının azalmasına ve kirlenmesine sebep oluyor. Bunun yanı sıra, güneş ve rüzgar gibi temiz enerjilere yönelmek yerine daha fazla HES yapılarak nehirler baskı altına alınıyor. Oysa iklim değişikliği HES’lerin üretimdeki payının düşmesine neden olacağından, bu açık daha yüksek maliyetli doğal gaz ve kirli kömür santralleri ile ikame edilecek. Bu kısır döngüden kurtulmak için önce fosil yakıtlara bağımlılığımızdan kurtulup iklimi dengelemeli ve teknolojiyi daha fazla su tüketmek üzere değil, suyu az kullanma teknolojilerini geliştirmek üzere kurgulamalıyız. Yatırım planlamaları yapılırken yatırımların uzun vadeli çevresel, sosyal ve ekonomik etkileri göz önünde bulundurulmalı ve havza ölçeğinde planlanmalı.

Kömürlü termik santrallerin su kullanımı

TÜİK tarafından açıklanan verilere göre 2012 yılında termik santraller tarafından 6,4 milyar metreküp su çekildi. Bu miktar, Türkiye'de yıllık insan kullanımı için uygun olan su miktarının yaklaşık %6'sınakarşılık geliyor. Yerli linyit ile yapılması planlanan diğer santraller de faaliyete geçerse bu rakamın katlanması bekleniyor. TEMA'nın 2013 yılında yayınladığı uzman raporunda da belirtildiği gibi sırf Konya Karapınar Havzasındaki yapılması planlanan 5870 MWe santralin yılda 2.585.952.000 m3 su kullanacağı tahmin ediliyor.

Ne yapabiliriz?

  • Kuraklıkla baş edebilmek için suyu çılgınca tüketmek yerine, suyu daha evde arıtarak tekrar ve tasarruf yaparak kullanmalı, endüstri ve tarımda da az ama verimli kullanmalı, arıtarak geri dönüştürmeliyiz.
  • Fosil yakıt bağımlılığını azaltarak; hem iklim değişikliğinin önüne geçebilir hem de çevresel baskıyı azaltarak su kaynaklarının korunmasına katkıda bulunmalıyız.
  • Çatılara yağmur suyu toplama sistemleri ve güneş panelleri yerleştirmeli, bu sistemleri yaygınlaştırmalıyız.
  • Endüstri ve enerjide su tüketimini en aza indirmeli, bu sınırlı ama en önemli kaynağı doğru kullanmalıyız. Doğru bir su yönetimi iklim değişikliğinin yarattığı kuraklık ve afet koşullarına uyum sağlanmasında en önemli adım olacaktır.                                                                                      

Kömürü Değil Yaşamı Seç !


Kömürlü termik santraller bir yandan iklimi değiştirirken aynı zamanda sağlığımız için de büyük tehdit oluşturuyor.
Tarımsal verimliliğin düşmesi, tarım ve orman alanlarının yok edilmesinin yanı sıra kömürlü termik santrallerden dolayı doğa, geri dönülemez bir yıkım ile karşı karşıya kalır.
Kömürlü termik santrallerin neden olduğu hava kirliliği kalp ve solunum yolu hastalıkları, erken ölüm, felç, kanser risklerini artırır; oluşan hava kirliliği nedeni ile nefes alamaz hale geliriz.
Soma, Zonguldak, Çanakkale başta olmak üzere, Türkiye’de birçok bölgede hayata geçirilmesi planlanan 80 kömürlü termik santral projesi var ve bu sayı her geçen gün artıyor. Geleceğimizin kömürlü termik santrallerle kararmaması için yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği politikalarının ciddiyetle yürürlüğe konması gerekiyor!
Kömüre dayalı enerji üretiminin planlanması, izin ve lisanslamasından sorumlu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, havamı bozma, iklimi değiştirme, sağlığımla oynama!